psikolog

PSİKOLOG VE PSİKİYATRİST AYRIMI

İnsanların genel olarak merak ettiği bir nokta var: Psikolog ve psikiyatrist arasındaki fark nedir? Danışmak için hangisini tercih etmelidir?

Öncelikle “Psikolog, klinik psikolog ve psikiyatrist kimdir?” ona bakmakta fayda var..

Psikologlar, psikoloji lisans eğitiminden mezun kişiler iken, Klinik Psikologlar, psikoloji lisans eğitimine ek olarak “Klinik Psikoloji” alanında master/yüksek lisans yapan uzmanlardır.

Psikiyatristler ise, tıp eğitimi üzerine psikiyatri alanında ihtisas yapmış kişilerdir.

 

Aralarındaki farklara bakacak olur isek;

Uzman klinik psikologlar, psikoterapi yapma yetkisine sahiptirler. Sorunların altındaki nedenlerin psikolojik olduğunu düşünürler. Bu sebeple, bireylere medikal çözümler yerine ruhsal, düşünsel ve davranışsal alanlarda destek verirler, uygun tedavi yöntemlerini bulurlar ve müdahale ederler. Klinik psikologlara başvuran bireylere “danışan” adı verilir. Seans süresi, 50-60 dakika sürmektedir.

Psikiyatristler ise, tanı koyma ve ilaç yazma yetkisine sahiptirler. Ruhsal sorunların fiziksel kökenli olduğunu düşünürek ilaç tedavisi uygularlar. Psikiyatristlere başvuran kişiler ise “hasta” olarak adlandırılır. Görüşme süreleri, genel olarak 15-20 dakika sürmektedir.

 

NOT:  Hem klinik psikolog hem de psikiyatrist seçiminde çok titiz davranılmalıdır. Alanda başka bölümlerden mezun olup kendini psikolog ya da terapist şeklinde tanıtan birçok şahıs bulunmakta ve gerçekten bir psikoterapi eğitimi almamalarından dolayı gelen danışanlara ruhsal olarak zarar verebilmektedirler. Burada yapmanız gereken, klinik psikolog ya da psikiyatrist tercihi yaparken aldıkları eğitimleri gözden geçirmeniz olacaktır. Ayrıca, gittiğiniz psikiyatrist birkaç dakika sizi dinleyip hemen ilaç yazıp gönderiyorsa ya da psikoloğunuz psikoterapi sürecinde kendinden bahsediyorsa yanlış yerdesiniz demektir. Unutulmamalıdır ki,  yapılan araştırmalara göre, son yıllarda antidepresan kullanımları oldukça artmıştır. Bunun sebeplerinden biri de psikiyatristler tarafından yapılan ve çok kısa süren görüşmelerin ardından derin bir inceleme yapılmaksızın yorgunluk, iştahsızlık, ruhsal çökkünlük yaşayan birçok bireye depresyon tanısı konulmakta ve ilaç verilip gönderilmektedir. Benzer şekilde uyku sorunu yaşayan biri de antidepresan verilip gönderilmektedir. Ancak antidepresan uyku sorunun altında yatan nedenleri de ortadan kaldırmamaktadır, dolayısıyla geçici bir çözüm olacaktır. Altta yatan nedenleri keşfedip buna göre bir müdahale yapılması da psikoterapi ile gerçekleşir.

Asıl konumuza gelecek olursak, insanlar “Psikoloğa mı, yoksa psikiyatriste mi gitmeliyim?” ikileminde kalıyorlar. Buna istinaden, bir klinik psikolog olarak benim size tavsiyem; öncelikle uzman bir psikolog ile detaylı bir ön görüşme gerçekleştirerek tedavi şeklinizi belirlemeniz olacaktır. Eğer, ilaç kullanmanızı gerektirmeyecek durumda iseniz, psikoterapi ile sorunlarınızın üstesinden gelebilirsiniz. Yaşadıklarınıza bağlı olarak ilaç kullanmanız gereken durumda zaten psikoloğunuz sizi güvenilir bir psikiyatriste yönlendirecektir. Çünkü, bazı bozukluklarda, hem ilaç hem psikoterapi birlikte yürütüldüğünde tedavi için daha hızlı bir iyileşme sağlayacaktır.

 

 

Leave a Comment